Erken yaşta katarakt teşhisi, genellikle yaşlılık dışındaki sistemik, genetik veya çevresel faktörlere işaret eder. Katarakt, göz merceğinin saydamlığını kaybederek bulanıklaşmasıdır ve 50 yaş altındaki bireylerde, hatta bebeklerde dahi görülebilir. Erken yaşta katarakt teşhisi alan bireylerde, sorunun altında yatan neden yaşlanma değil, genellikle sistemik veya genetik faktörlerdir.
Genç yaşta katarakt olanlar için, katarakt oluşumunu tetikleyen nedenler üç ana başlıkta toplanabilir. Bu nedenlerin tespiti, doğru tedavi planının oluşturulması açısından kritik öneme sahiptir.
Genç yaşta katarakt olanlar için kritik nedenler:
Kataraktın genç yaşta ortaya çıkması, sıklıkla yaşa bağlı katarakttan farklı ve daha hızlı ilerleyen belirtilerle kendini gösterebilir. Erken teşhis, özellikle çocuklarda kalıcı göz tembelliğini (ambliyopi) önlemek açısından hayati önem taşır. Belirtiler genellikle görme kalitesinde yavaş yavaş düşüş şeklinde başlar, ancak bazen ani değişimler de görülebilir. Teşhis, kapsamlı bir göz muayenesi ile konur.
Erken yaşta katarakt gelişimini gösteren ve ailelerin veya öğretmenlerin dikkat etmesi gereken temel belirtiler şunlardır:
Katarakt tanısı, bir göz doktoru tarafından yapılan standart ve ağrısız bir muayene ile konur:
Kataraktın, yaşı ne olursa olsun, bilinen tek ve kesin tedavisi cerrahi müdahaledir. Hastalığı durduracak veya geri döndürecek ilaç ya da damla tedavisi bulunmamaktadır.
Günümüzde en sık kullanılan yöntem, Fako (Fakoemülsifikasyon) tekniğidir. Bu yöntemde, çok küçük bir kesi (genellikle 3 mm) ile girilerek, bulanıklaşan mercek ultrasonik enerji (ses dalgaları) ile parçalanır ve emilerek dışarı çıkarılır.
Çıkarılan merceğin yerine, hastanın ihtiyacına göre tek odaklı (uzak), çok odaklı (trifokal/akıllı) veya astigmatı düzelten (torik) yapay göz içi merceği yerleştirilir. Genç yaştaki hastalarda, aktif yaşam tarzları nedeniyle akıllı mercek seçenekleri sıklıkla değerlendirilir.
Bebeklerde ve çocuklarda görülen doğumsal katarakt için cerrahi müdahale aciliyet taşır. Görüşün engellenmesi, göz tembelliğine (ambliyopi) yol açacağı için, kalıcı hasarı önlemek amacıyla ameliyatın genellikle ilk birkaç ay içinde yapılması gerekir.
Hayır, ameliyatta çıkarılan merceğin yerine konulan yapay lensin tekrar bulanıklaşması mümkün değildir. Ancak, bazen merceği tutan zar (arka kapsül) zamanla bulanıklaşabilir. Bu duruma "ikincil katarakt" denir ve basit bir YAG lazer işlemiyle saniyeler içinde tedavi edilir.
Genetik yatkınlığı önlemek mümkün olmasa da, güneş gözlüğü kullanarak UV ışınlarından korunmak, sigara ve alkol tüketimini azaltmak, sağlıklı beslenmek (antioksidan zengini gıdalar) ve özellikle diyabet gibi sistemik hastalıkları kontrol altında tutmak katarakt gelişimini geciktirmede önemlidir.
Hayır. Katarakt, görme kalitesini günlük yaşamı etkileyecek seviyede düşürdüğünde ameliyat edilir. Başlangıç aşamasında olan ve görmeyi çok etkilemeyen kataraktlar, genellikle düzenli doktor kontrolü ile takip edilir.